Lipom Nasıl Tespit Edilir ?

Yağ bezeleri genel olarak hastaların kendileri tarafından farkedebilecekleri bir boyuta gelmedikleri sürece farkedilmemektedir. İyi huylu kitleler olmaları sebebiyle boyutları büyürken  çevre dokuların işleyişini ve metabolizmasını işgal etmeyen yağ bezeleri kendilerine özgü bir yapıya sahiptir. Klinik muayene esnasında doktorlar tarafından yağ bezelerinin dokusu kolaylıkla algılanabilmekte ve doğrulanması için de ultrason seçeneği kullanılmaktadır. Yağ bezeleri zaman zaman hastalarda rutin muayeneler için istenilen görüntüleme talepleri ile de ortaya çıkabilmektedir. Boyutları oldukça büyük olmadığı sürece şiikayetlere sebep olmayan yağ bezeleri bu şekilde tanılanmaktadır.Yağ bezelerinin büyümeleri konusunda bilinen herhangi bir faktör bulunmamakla birlikte yaşlanma ve metabolizma değişimlerine bağlı olarak boyutlarını arttırma risklerinin mevcut olduğu bilinmektedir. Bu sebeple tespit edilmeleri durumunda yağ bezelerinin uzaklaştırılması en doğru adım olmaktadır.

Yağ bezelerinin tespit edilmesinin ardından uygulanabilecek tedavi yöntemleri hastalar ile paylaşılmaktadır. Yağ bezeleri yapıları itibariyle klasik yöntemlerle gerçekleştirilebilecek topikal ya da oral ilaç uygulamalarına cevap vermemektedir. Bu sebeple daralan tedavi alternatifleri arasında tek seçenek cerrahi olmamakta  ve hastalar dilerlerse alternatif tedavi yöntemlerinden olan radyofrekans seçeneği ile de yağ bzelerinden kolaylıkla kurtulabilmektedir.

Radyofrekans yönteminde deri altına girilmesine gerek kalmaksızın, lipom içeriğinin yıkılması mümkün olmakta ve bunun ardından ufak bir girişim alanından bu içerik deriden uzaklaştırılmaktadır. İşlem esnasında lokal anestezi uygulanması sayesinde hastaların herhangi bir şekilde acı duymalarının önüne geçilmektedir. Girişim alanının küçüklüğü ile de işlem sonrası şikayetler ortaya çıkmamaktadır.

Yağ bezesi alımı işleminin ardından hastalar tekrarlama gibi bir problemle de karşılaşmamakta ve sağlıkı bir deri görüntüsüne kavuşmaları mümkün olmaktadır. Hastaların yapacakları lipom aldırma işlemlerinin ardından uzun vadede de şikayetleri olmamaktadır. Bu anlamda radyofrekans yönteminin başarı oranı cerrahi seçenekler ile hemen hemen aynı olmaktadır.  Cerrahi tedaviye başarılı bir alternatif teşkil eden radyofrekans seçeneğinin önemli özelliklerinden bir tanesi de herhangi bir şekilde yara izi bırakmaması ile ilgili olmaktadır. Oldukça küçük bir alandan giriş yapılarak gerçekleştirilen beze alımından sonra kişilerin herhangi bir şekilde dikiş atılmasına ihtiyaçları bulunmamaktadır. Bu sayede yağ bezelerinin alınmasının ardından kör diseksiyon olarak bilinen cerrahi yönteminden farklı olarak kişilerin yara izleri ile baş etmelerine gerek kalmadan yağ bezelerinden kurtulmaları mümkün olmaktadır.

Ağrısız bir şekilde gerçekleştirilen bir operasyon olmasının yanında Radyofrekans yöntemi tek seansta oldukça büyük lipomların alınabilmesine olanak tanımaktadır. Böylelikle hastalar lipomun boyutları farketmeksizin cerrahi seçeneğin kullanılabilir olduğu çoğu druumda bu radyofrekans yöntemini de tercih edebilmektedir. Lipomların ilerleyen dönemlerde büyüyerek daha farklı sorunlara sebep olmamaları için konumlarına bağlı olarak mutlaka çıkarılması gereken durumlarda da tercih edilebilen Radyofrekans yöntemi cerrahi tedavinin en önemli alternatifi olması sayesinde birçok merkez tarafından son derece başarılı bir şekilde ve uzun zamandır uygulanmaktadır.